Teknoloji aldı başını gitti, evler akıllandı, beyaz eşyalar internete bağlandı falan derken… İtiraf edelim, bizim evlerdeki o kadim, o hiç bitmeyen büyük kriz bir türlü çözülemedi: Kombi derecesi kavgası!
Eskiden sobaya kömür atarken ya da duvardaki termostata çaktırmadan yaklaşırken yaşanan o gizli rekabet, şimdilerde cep telefonu uygulamalarına taşındı. Artık evlerde bağırış çağırış yok; onun yerine ekrandan yürütülen “Sessiz Kombi Savaşları” var!
“Ev Akıllı Olsa Babanın Dereceyi Düşürdüğünü Anlar!”
Hani eve o süslü akıllı sistemleri kurarsın da “Hayatımız kolaylaşacak” diye sevinirsin ya… İşte o iş bizim aile dinamiğine çarpınca tam bir komediye dönüşüyor.
Düşünün gece saat üç… Evin babası gözünü hafifçe açıyor, telefonu eline alıp ekran ışığının süzüm süzüm süzülen aydınlığında kombiyi 23 dereceden 19’a çekiyor. “Aman israf olmasın” mantığı devreye girmiş bir kere! Ama hesaba katmadığı bir şey var: Annenin telefonuna gelen o anlık bildirim! Anında yatakta dikilip “O kombi niyeyse yine soğudu, kış günü donduracak bizi bu adam!” söylenmesiyle derece bir anda 25’e fırlatılıyor.
Peki ya o meşhur robot süpürgeler? Antredeki bakkal poşetine dolanıp “Kurtarın beni, engelle karşılaştım!” diye telefonlara feryat figan bildirim atınca, babanın arkadan “Bizim zamanımızda gırgır vardı, bu alet iyice nazlı çıktı” diye söylenmesi… Veya eve erken gelen çocuğun akıllı kilit uygulamasını açamayıp balkondaki annesine “Anne Bluetooth’u aç kapıda kaldım!” diye seslenmesi!
Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin; bizim evlerdeki “israf olmasın” telaşı ile “aman çocuk üşümesin” şefkati arasındaki o tatlı atışmayı hiçbir yapay zeka değiştiremez.
İnternet bir anlığına kesildiğinde çaresiz kalıp “En güzeli manuel kardeşim, basıyorsun düğmeye yanıyor” huzuruna eren bir milletiz biz. Bizi akıllı evler değil, birbirimize olan o samimi bağlarımız ve akşam çayının yanındaki tatlı geyiklerimiz ısıtır.
Kombiniz sıcak, yuvanız huzurlu, geyiğiniz daim olsun!

Bir yanıt yazın